Gerçeği Görmek İçin Neye İhtiyacımız Var?

Share

Gerçeği Görmek İçin Neye İhtiyacımız Var?Hiçbir şeye.

Evet. Gerçeği görmek, bilmek, anlamak ve yaşamak için hiçbir şeye ihtiyacımız yok.

Hiçbir inanca,

hiçbir dine,

hiçbir tarikata,

hiçbir mezhebe,

hiçbir ideolojiye,

hiçbir sisteme,

hiçbir söze,

hiçbir yazıya,

hiçbir müziğe,

hiçbir kitaba,

hiçbir anlayışa,

hiçbir bilime,

hiçbir bilgiye,

hiçbir okula,

hiçbir peygambere,

hiçbir ermişe,

hiçbir öğretmene,

hiçbir akıla,

hiçbir zekaya,

hiçbir ibadete,

hiçbir düşünceye,

hiçbir ideale,

hiçbir tecrübeye,

hiçbir yol göstericiye.

Yukarıda saydıklarımızın hepsini terk edin. Onlarla konuşmayın. Onlarla ilgilenmeyin. Onlarla savaşmayın. Onlarla tartışmayın. Onları itmeyin. Onları kendinizden ayırmayın. Onları tüm varoluşla beraber tamamen kendi haline bırakın. Bunu yaptığınızda sadece kendiniz olursunuz, sadece kendinizle olursunuz.

Saf,

sade,

berrak,

tertemiz,

şefkatli,

sonsuz,

yaratıcı,

güzel,

coşkulu,

aşk,

sevgi,

mutluluk,

olan kendinizle olursunuz. Tüm bu sayılanlar sizsiniz.

Sizin asıl beniniz bedeniniz değildir.

Sizin asıl beniniz bunlardır.

Zaten aradığınız, zaten açlığını çektiğiniz bunlar değil mi?

Yüzyıllar ve uygarlıklar boyunca:

tanrıya,

mutluluğa,

gerçeğe,

ulaşmak için birçok din, inanç, düşünce, kural, ibadet, ideal, mezhep, tarikat, sistem üretildi.

Hiçbirİ insanoğlunun tanrıya, mutluluğa ve gerçeğe ulaşmasını sağlayamadı.

Yüzyıllar ve uygarlıklar boyunca size anlatılanlar ve sizin inandıklarınız, size hiç bitmeyen, hiç kesilmeyen o gerçek mutluluğu ve o gerçek huzuru veremedi. VEREMEZ..

Onların böyle bir yeteneği yoktur.

Gerçek sizsiniz.

Mutluluk sizsiniz.

Aşk sizsiniz.

Sevgi sizsiniz

Yaratıcı sizsiniz

Tanrı sizsiniz.

Yani: SİZ HERŞEYSİNİZ.

Yüzyıllar ve uygarlıklar boyunca arayıp durdunuz. Bu uğurda sayısız acı çektiniz. Halbuki aradığınız sizdiniz. Tüm çektiğiniz acılar, sizi kendinize döndürmek içindi.

Hiçbir şeye ihtiyacınız yok.

OKUDUĞUNUZ BU YAZIYA BİLE İHTİYACINIZ YOK.

Share
Ücretsiz Demo Talep Et
Banu Gökçül