Mutluluğun Bilincinde Ol

Share

Mutluluğun Bilincinde OlNormalde beyin her zaman acıyı fark eder, mutluluğu etmez. Başın ağrırsa farkına varırsın. Başın ağrımadığında başının iyi olduğunun farkına varmazsın. Bedenin acıdığında bunun bilincinde olursun, ama beden sapasağlamken sağlığın bilincinde olmazsın. Neden o kadar mutsuz olduğumuzun temelinde bu neden vardır: tüm bilincimiz acıya odaklı. Sadece dikenleri sayarız – hiç çiçeklere bakmayız. Bir şekilde dikenlere takılır ve çiçekleri göz ardı ederiz. Eğer yaralı ve devamlı acı içindeysek bu normaldir; öyle olmalıdır. Bir biyolojik nedenle bu olmuştur: doğa seni acıdan haberdar eder ki ondan kaçınabil. Yoksa elin yanıyor olabilir ve sen hiç bilincinde olmayabilirsin ve hayatta kalmak zor olur. Böylece doğa acının bilincinde olmayı şart ve kaçınılmaz kılmıştır. Ama doğa zevkin, neşenin, coşkunun bilincinde olman için bir iç mekanizma yaratmamıştır. Bu andan itibaren doğal olmayan şeylerin farkına varmaya başla. Örneğin, bedenin tamamen sağlıklı: sessizce otur, onun bilincine var. İyi olmanın keyfini çıkar. Hiçbir sorun yok – tadına var! Bunun bilincinde olmak için çaba harca. Karnın doydu ve bedenin tatmin oldu; bunun bilincinde ol. Aç olduğunda doğa seni uyarıyor, ama doğanın tamamen doyduğunda seni uyaracak bir sistemi yok; bunun geliştirilmesi lazım. Doğa bunu geliştirmek zorunda değil, çünkü doğa hayatta kalmaya odaklı; bundan fazlası lükse giriyor. Mutluluk lükstür, en büyük lüks.

Benim insanların neden bu kadar mutsuz oldukları hakkındaki gözlemlerim şöyle: aslında göründükleri kadar mutsuz değiller. Büyük coşku duydukları anlar oluyor, ama o anlar geçip gidiyor; hiç farkına varmıyorlar. Anıları acı ve yaralarla doluyor. Beyinleri kabuslarla doluyor. Güzel rüyalar ve şiirsel görüntüler olmadığından değil – onlar da var, ama farkına varacak kimse yok. Yirmi dört saat boyunca Tanrı’ya şükretmeni gerektirecek binlerce şey oluyor, ama sen hiç dikkat etmiyorsun! Bu andan itibaren dikkat etmeye başlamalısın. Böylece mutluluğun günden güne çoğaldığını görüp şaşıracaksın ve aynı oranda acı ve mutsuzluk gittikçe azalacak. Ve yaşamın neredeyse bir kutlamaya dönüştüğü bir an gelecek. Acı sadece arada bir yaşanır ve bu da oyunun bir parçasıdır. Bundan dolayı dikkat dağılmaz, rahatsız olunmaz. Bu kabul edilir. Eğer yemek yedikten sonra gelen doygunluk hissinin keyfini çıkarıyorsan doğal olarak biliyorsun ki açken biraz acı olacak…ve bu iyi bir şey. Bir gece iyi bir uyku çektiysen ve sabah taptaze, yenilenmiş halde uyandıysan doğal olarak bir gece hiç uyku tutmadığında biraz ıstırap olacak, ama bu da oyunun bir parçası. Benim tecrübeme göre yaşam yüzde 99 keyiften ve yüzde 1 acıdan oluşuyor. Ama insanlarda yüzde 99 acı ve yüzde 1 keyif oluyor; her şey tersine dönmüş durumda. Zevkin, neşenin, olumlu şeylerin, çiçeklerin, fırtına bulutlarının ardındaki gökkuşağının gittikçe daha fazla bilincinde ol.

Osho

Share
Ücretsiz Demo Talep Et
Banu Gökçül